11 Nisan 2011 Pazartesi

ÇEKİRGE`YE MEKTUPLAR : "Zaman’a ve Yaşam’a Dair" - 20

DOKUZUNCU BÖLÜM – 2 : “ÇEKİRGE`NİN HİKAYESİ”

Çekirge Bey’in 23 kromozomluk genetik maddesi  ile karısı Çekirge Hanım’ın 23 kromozomluk genetik maddesi birleşerek, doğduktan sonra anası ve babası tarafından bir isim konulacak, ama bu yazı dizisinde benim tarafımdan “ÇEKİRGE” olarak isimlendirilecek yepyeni bir genetik yapıya sahip insan canlısının “ilk hücresi” artık Çekirge Hanımın derinliklerinde oluşmuş bulunmaktadır. 


Zigot adı verilen bu hücre hızla bölünmeye başladı.
(Düşünebiliyor musun Çekirge, o sırada tek hücrelisin, adın “Zigot” ve dahi bölünmeye başlıyorsun ! 

2 hücre, 4 hücre, 8 hücre ve 16 hücre şeklinde oluşan bölünme devam ederken Fallop tüplerinin içindeki yolculuk yeni canlıyı yerleşeceği rahim içine doğru götürdü. 


Morula aşamasındayken rahim iç tabakasına ulaşan ÇEKİRGE artık “blastosist” olarak anılacaktır. 

Seni oluşturacak bu hücre topluluğu rahim iç tabakasına geldiğinde, senin doğduktan sonra da her daim yapmakta olduğun gibi, kendisi için en mükemmel yeri bularak dördüncü haftanın başında kıçını serip buraya bir güzel yerleşti. 

İmplantasyon ("yerleşme") gerçekleştiğinde bazı anne adaylarında lekelenme tarzında bir kanama görülür. Buna implantasyon kanaması adı verilir ve döllenmeden sonraki 3-7. günler arasında ortaya çıkar. Kanamanın nedeni aynen bir inşaat yapılmadan önce temel kazılması gibi, rahim iç tabakasında da "temel kazılması" ve bu esnada burada bulunan –doğal gaz borusu gibi- bir kılcal damara denk gelinmesidir. 


“İmplantasyon, yani rahim içine yerleşme işlevi hücrelerden salgılanan rahim iç tabakasını eritici bazı maddelerle gerçekleşir ve kendini eriyen bölgenin içine gömen bebek, üzerinin de bir tabakayla örtülmesini sağlar ve kendini dış etkenlere karşı koruma altına alır. 

Yerleşme tamamlandığında bebek beta HCG adı verilen hormonu üretmeye başlar ve bununla anneye “yerleşme işlemi tamam” mesajını verir.” 

Yani, kıçını serdin, yorganı üzerine çektin ve “işlem tamam” diye telgrafını da çektin anan Çekirge Hanıma ! Artık “gel keyfim gel”, “ekmek elden, su gölden”, sıcak mekanda sür bakalım keyfini !

“Blastosist oluştuktan sonra hücre toplulukları hemen aralarında iş bölümü yapmaya başlarlar : Bebeğin vücudunu oluşturacak hücreler bir kenara, bebeğin beslenmesini sağlayacak hücreler diğer bir kenara çekilir ve aralarında amniyon boşluğu adı verilen geniş bir boşluk oluşur. Bebeğin beslenmesi işlevini üstlenen hücrelere trofoblast adı verilir. Bu hücreler İleride plasentayı oluşturacaklardır. Trofoblast hücreleri hemen en yakınlarındaki anneye ait kılcal damarlarla iletişim kurarlar ve anneyle bebek arasındaki ilk madde alışverişi başlar.

Bebeği oluşturacak hücreler ise embriyoblast adını alırlar. Bu hücreler bir yandan yolk kesesi adı verilen yapıyı, öte yandan organların gelişimini sağlayacak olan ektoderm, endoderm ve mezoderm adı verilen üç ayrı tabakayı oluştururlar. Üç tabakadan oluşan ve bebeğin ilk hali olarak tanımlanabilecek olan bu yapıya bir disk yapısında olduğundan embriyonik disk adı verilir.” 

Bahse konu “çıkarma”dan şimdi 5 hafta geçmiş durumda. Çekirge Hanım artık hamile olduğundan emin ! 

Çekirge Hanım'ın içinde mukim Sevgili Çekirge adayımız ise bu dönemde 0.2 - 0.4 milimetre uzunluğunda oval bir disk şeklinde ve organları oluşmaya başlamakta. 


Ektoderm adı verilen yapı beyin-omurilik, duyu organları ve sinir sisteminin tüm parçalarını, cilt, saç, tırnak, dişler, dış dünyaya açık tüm boşluklar (ağız içi, sinüsler, gözün kornea tabakası gibi) ve ter, meme ve gözyaşı salgı bezleri gibi dış dünyaya salgı yapan salgı bezlerini ;
Endoderm adı verilen yapı: Sindirim sistemi ve aksesuarlarını (karaciğer, pankreas, safra kesesi), solunum sistemi, idrar torbası ve tiroid bezini ;
Mezoderm adı verilen yapı ise kaslar, kemikler, lenf sistemi, dalak , kalp ve dolaşım sistemi, böbrekler ve üreme organlarını oluşturacaktır.”

Hızla büyümeye devam eden Çekirge`nin boyu bu haftanın sonuna doğru 1.5 - 2 milimetre olacak. İlk gelişen organlarından biri olan kalbi ve koryon villusları aracılığıya madde alışverişi yapan vücut sapı daha sonra göbek kordonuna dönüşecek.

Kalp embriyoda ilk gelişen organ olarak bu haftanın ortasında atmaya başlamıştır. Bir inşaat yapmaya başlandığında gerekli malzemelerin inşaat sahasına getirilmesi için ilk önce transport başlar ya, benzer şekilde Çekirge`nin kalbi atmakta ve oluşan ilk yollardan Çekirge`ye gerekli malzemeler Çekirge Hanım`ın kanından buraya taşınmaya başlamaktadır.

"Embriyoya sıkı sıkıya bağlı olan yolk kesesi bu dönemde bebeğe ait kan hücresi üretiminden sorumludur. Bebeğin beyin ve omurilik dokusu bu haftanın başından itibaren nöral oluk boyunca gelişmeye başlamıştır. İnşaatın “şantiyesi” yani yönetim binası oluşmuştur.” 


Altıncı haftaya geldikte, Çekirge Hanım'ın özellikle sabahları, o bildik hafif mide bulantıları başladı. Bazi yemeklerden de rahatsız olmakta ama bazılarını da aşerip durmakta ara sıra !

“Gebelikte östrojen ve progesteron hormonlarının salgısında önemli değişiklikler meydana gelir ve hormonların günlük salgılanma miktarı ve hatta gün içindeki salgılanma hızı değişir. Bu değişikliklerin amacı anneyi bedenen ve ruhen gebelik ve doğuma hazırlamaktır.”

O hafif bulantılar değil ama, özellikle de gece derin uykudan uyanıp boyuna çiş`e gitmek kızdırıyor Çekirge Hanımı ! Zira rahimi büyümeye ve idrar torbasına baskı yapmaya başladığından, idrar torbasının az miktarda dolması bile idrar yapma ihtiyacının uyanmasına neden oluyor. Öte yandan da, memeleri dolmaya başladılar. Çünkü süt bezleri gerekli sinyali almış ve hazırlık yapmaya başlamışlardır bile.

“Bu haftanın başında bebeğe oksijen ve besin maddelerini götürecek, bebekten aldığı karbondiyoksit ve artık maddelerini geri getirecek dolaşım sistemi olan plasenta işlev göstermeye başladı. Trofoblast hücreleri (bebeği beslemekten sorumlu hücreler) rahim içine yerleşme esnasında rahim duvarının derinliklerine kadar inerek  villus adı verilen parmaksı çıkıntıları oluşturdular. Bu çıkıntıların arasında bebeğe ait kan dolaşımı, villuslar arasındaki alanda ise anneye ait dolaşım sistemi vardır ve bu iki dolaşım sistemi birbirine direkt temas etmez. Sizin dolaşım sisteminizde bulunan bağışıklık sistemi hücreleri bebeğe ait hücrelerle direkt olarak karşılaşsaydı, kendilerine yalnızca %50 benzeyen bu hücreleri yabancı olarak algılayacak ve bu hücreleri tahrip etmeye çalışacaktı. Nitekim organ nakillerinin tam olarak başarılı olamamasının en önemli nedenlerinden biri nakil edilen organın organı alan beden tarafından yabancı olduğunun anlaşılmasıyla reddedilmesi ve vücuttan atılmaya çalışılmasıdır. Kendi içinde yabancı bir dokunun büyümesine istisnai olarak yalnızca gebelik durumunda izin veren bu düzenek doğanın mucizelerinden biridir.”

Kalp, damarlara kanı pompalayarak dokuların kan ihtiyacını sağlamaya hızla devam ediyor. 

Boyutların sadece  3 mm Cekirge !

Yedinci haftadayız : Çekirge Hanım'ın rahmi büyümekte.

Artık 10-12 milimetre boyunda olan Çekirge`nin de gelişmesi hızlanmaya başladı. Göbek kordonu, gözler, göz kapakları, kulaklar, ağız, burun kökü ve burun delikleri, taslaklar halinde ortaya çıkmaya başladı bile ! Kalp, tüm gelişmekte olan organlara kan pompalamaya devam ediyor. Her geçen gün dokuları hızla gelişiyor. Kol ve bacakları, dizler, dirsekler, el ve ayak parmakları ve bu parmaklarda tırnakların minicik taslakları ortaya çıkmış durumda. Dudaklar bu haftanın sonundan itibaren gelişmeye başlayacak.

Çekirge, gebeliğin en erken dönemlerinden itibaren amniyos kesesi adı verilen bir sıvı içinde korunma altındadır. Vücut sıcaklığında olan bu sıvı onu hem darbeler, ısı değişiklikleri gibi zararlı olabilecek etkenlerden korumakta, hem de bedeninin rahim iç duvarlarına değmeden serbest bir şekilde gelişebilmesi için ona en uygun ortamı hazırlamaktadır.


Sekizinci haftada, Çekirge Hanımın rahimi artık bir portakal büyüklüğüne erişmiş durumda.


Çekirge`nin boyu bu haftada yaklaşık 15 milimetre. İlk vücut hareketleri de geçen haftanın ortasına doğru başladı. Hatta Çekirge kollarını dirseklerinden bükebiliyor. Gelecek hafta diz eklemi, el ve ayak bilekleri de hareketine başlayacak.


Çekirge’nin dil ve dudaklarının oluşumu bu haftanın sonunda tamamlanacak. Diş ve damak yapısı da bu haftanın sonunda oluşmaya başlıyor. Lens (mercek), bağırsaklar, pankreas ve bronşlar da yavaş yavaş belirgin hale gelmeye başladı.


Akciğerler bu hafta içinde gelişimini hızlandıracak, ancak bu yapıların tamamlanması 34. haftanın sonlarını bulacak !


Çekirge`nin iskelet dokusu taslak olarak çoktan hazır bile.


Kıkırdak şeklinde olan bu kemik taslakları gelecek haftalardan itibaren kemikleşmeye başlayacak. El ve ayak parmakları tümüyle oluşmuş olmakla birlikte henüz perdelerle birbirlerine bitişikler.


Çekirge bu hafta içinde geçen haftaki büyüklüğünün iki katına ulaşmış olup, yaklaşık 2 gram ağırlığında …



Dokuzuncu haftada, Çekirge Hanımın memeleri daha bir iyi dolgunlaştı.  Yine artan gebelik hormonlarının etkisiyle arada sırada, özellikle de yemeyi fazla kaçırdığında, mide yanması ve hazımsızlık gibi şikayetleri de var !

Bu haftada Çekirge`nin yüz yapısında önemli değişiklikler var !

Dudaklar ve gözler giderek gelişimini sürdürüyor ve ağız açıp kapama hareketleri de başladı. Gözler bu hafta da adeta bir balık gibi yüzün yanlarında yer alırlarken, orta hatta hızla yaklaşıyorlar.

Bağırsaklar önceleri kordon içindeyken, karın içinde kendileri için oluşturulan boşluğa doğru ilerlemeye başladılar.

Çekirge`nin bu hafta sonunda boyu 4 santimetre ve ağırlığı tam 4 gram. 

Onuncu haftada, Çekirge Hanım’ın bulantıları artık geçti gibi.

Bu hafta sonuna doğru Çekirge`nin böbrekleri idrar üretmeye başlamıştır. Üretilen bu idrar Çekirge tarafından amniyos kesesi içine boşaltılıyor. Çekirge çıkardığı bu sıvıyı yutacak  ve bu hafta çalışmaya başlayan bağırsaklar bu sıvıyı emecekler.


Bağırsaklardan kana ve buradan tekrar böbreklere geçen sıvı Çekirge`nin idrar yapmasıyla tekrar ortama bırakılır.

Çekirge`nin gelişimi ve korunması açısından son derece önemli olan amniyos sıvısının sürekliliği bu şekilde sağlanacaktır.

(Sidiğini içip tekrar geri boşaltıyorsun yani ya, aferin sana Çekirge !)

Çekirge`nin karaciğeri de bu günlerde çalışmaya başladi ve kan üretimi görevini üstlendi.

Ama bu haftanın bence en mühim olayı, “tepe” adı verilen yapı şeklinde Çekirge`nin sonradan zata mahsus olarak özelleştirilecek olan, dişi çekirgeler için “çıkarma bölgesi”, erkek çekirgeler için ise “çıkarma gemisi” belirmeye başladı ki, gelecek haftanın sonunda iyice belirginleşmeye başlayacaktır.

Bu günlerde Çekirge`nin göz rengini belirleyecek olan iris tabakası da oluştu. Yine göz kapakları da bu haftanın sonunda oluşacak ancak ileri gebelik haftalarına kadar kapalı kalacaklardır.

Bu hafta Çekirge’nin boyu 5.5 cm. ve ağırlığı tam 6 gram.

Onbirinci haftada Çekirge Hanım’da arada bir bel ağrısı şikayetleri başladı. E normal tabii, bu aralar haftada ortalama 450 gram kadar kilo almakta.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin organ gelişimi büyük ölçüde tamamlanıyor. 

Çekirge’nin en hızlı geliştiği hafta bu haftadır. 

Baş-vücut oranı arasındaki değişim, oranın bu haftada “normale” oldukça yaklaşmasını sağlıyor.

Koku, tad alma ve dokunma duyusunun önümüzdeki haftadan itibaren oluşmaya başlayacak ve dış kulak yolu ve kulak zarı da bu hafta oluşacak. 

Çekirge artık dış dünyayla temas kurmaya başlıyor !

İşitme duyusunun tamamlanması 24. haftaya kadar bekleyecek olsa da Çekirge rahim içini ve kendi bedenini dokunarak tanımaya başlamıştır çoktan ! Buna tad alma duyusu da eklendiğinde bu algıların beyninde depolanmaya başlamasıyla Çekirge`nin beyni ilk öğrenme faaliyetlerine başlayacaktır.

Yani hafızası çoktan kaydetmeye başlamıştır bile !

El ve ayak parmakları arasındaki perdeler bu haftalarda ortadan kalkıyor ve artık ellerini açıp kapatabiliyor.


Çekirge Hanım daha hissetmiyor ama, Çekirge içeride ara sıra tepinmeye de başladı.

Bu hafta sonunda Çekirge`nin boyu 7 cm. ve ağırlığı tam 8 gram !

Onikinci haftada fazla çişe gitme, bulantı ve yorgunluk problemleri iyice azaldı ama, Çekirge Hanım “varken oyna” prensibine uygun olarak, fırsatını buldukça, artık “süngüsü düşmüş” Çekirge Bey’e “ahh’layıp, off’layarak” elinden geldiği kadar nazını yapmakta.

Bu arada kadının hakkını da teslim edelim, arada sırada başının ağırması doğrudur.

Çekirge`nin ise, tüm organları artık oluşmuştur. Bu haftadan itibaren yapısı ve işlevleri belirlenmiş olan organlar artık hacım olarak büyümeye başlamışlardır.

Parmaklarında da tırnaklar ortaya çıkmıştır ve saç ve tırnaklar uzamaya başlamıştır. Bağırsakta peristaltik sindirim hareketleri başlamıştır.

Bu haftada Çekirge oldukça hareketlidir ve sık sık ağız açıp kapama hareketleri yapar. 

Piç kurusu  hıçkırmaya bile başlamıştır.
(Kerata yutmayı yeni öğrenmiştir ve anlaşılan çok da iyi yapamadığından hıçkırık tutmaktadır)

Çekirge bu haftadan itibaren artık parmağını da emmeye başlar. 

Bunlar daha hic bir şey değil ama, hap kadar velet, bu haftalarda inanılmaz vücut hareketleri yapmaktadır. Amuda kalkma, başının üzerinde dönme, takla atma, köprü kurma, ayaklarından faydalanarak rahim içinde yukarı tırmanma, bu kadarcık bir Çekirge`nin rahatlıkla yapabildiği hareketlerdir.
Mekanında oksijen az oldugu için, Çekirge`nin kalbi dakikada 120-160 kez atmaktadır. 

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu 7 cm. ve ağırlığı tam 14 gram !

Onüçüncü haftada, Çekirge Hanımın karnında ve sağ kasığında ufaktan ağrılar başladı.

Bu günlerde, “ses telleri” hızla oluşuyor Çekirge`nin.

Yüzü giderek daha çok insana benziyor ve önceleri adeta bir kuş gibi birbirlerinden ayrık olan gözleri orta hatta yaklaşıyorlar.

Kulakları da önceleri oldukça aşağıda, neredeyse dudaklar seviyesinde yer alırlarken yavaş yavaş normal yerlerine geliyorlar.

Karaciğeri safra üretimine başlıyor. Kan şekerinin dengelenmesinden sorumlu insülin hormonu da bu haftadan itibaren pankreasında üretilmeye başlanıyor.

Akciğerleri henüz hava ile dolu olmasa da bu haftalardan itibaren solunum hareketleri yaparak solunum kaslarını çalıştırmaya başlıyor.

Bu hafta sonunda Çekirge’nin boyu 9 cm. ve ağırlığı tam 26 gram !

Ondördüncü haftada, Çekirge Hanım`ın, Çekirge Bey’e nazları hariç, durumu gayet iyi ! Ufaktan ufaktan kabızlık çekiyor.  Çekirge`nin hareketlerini hissetmeye de ufaktan ufaktan başlamış durumda.

Eş, dost kadınlar, Çekirge Hanım’ın göbeğinin şekline bakıp “ahkam kesmekte” ler. Kimi “aaa vallahi cok sivri erkek bu”, kimi “yok canıımm, kız bu kız” diye üfürüp sallamaktalar !

Çekirge ise içeride bu haftadan itibaren solunum yapma çalışmalarına hız vermiş durumda. Gözler ve kulaklar gelişimini sürdürmekte, boyun uzamaktadır. Başı daha da hareketlenmiş ve çenesine yaslanmış sabit pozisyonundan kurtulmuştur. Artık ellerini ve ayaklarını kendi isteğine göre serbestçe hareket ettirmektedir.

Bu hafta sonunda Çekirge`nin boyu 10 cm. ve ağırlığı tam 45 gram !

Onbeşinci haftada, Çekirge Hanım göbeğini ona buna elletip, Çekirge’yi eşe dosta takdim etmektedir.

Çekirge`nin kemik ve kas dokusu bu haftadan itibaren biraz daha hızlı gelişmeye başlar. Cildi bu haftada çok ince ve şeffaftır ve cilt yüzeyinde belirgin damar yapıları izlenir. Lanugo adı verilen ipeksi cilt tüyleri de bu haftadan itibaren gelişmeye başlar. Bu tüyler 26. haftaya kadar varlığını sürdürecektir.

Bu hafta sonunda Çekirge’nin boyu 12 cm. ve ağırlığı tam 74 gram !

Onaltıncı haftada, Çekirge Hanım, kan miktarının artması dolayısıyla, burun tıkanıklığı yaşıyor ve gece uyurken “horul horul” horluyor !

Çekirge`nin bacakları bu haftada kollarından daha uzundur ve rahim içinde bol miktarda yeri olduğundan bol bol hareket etmektedir. El ve ayak tırnakları da bu haftadan itibaren daha da uzayacaktır.

Bu hafta sonunda Çekirge`nin boyu 17 cm. ve ağırlığı tam 110 gram !


Onyedinci haftadan itibaren, bu haftaya kadar 3-4 kilo almış Çekirge Hanım, artık daha hızlı kilo almaya başlıyor. Çünkü içindeki Çekirge, kilo almayı hızlandırmış durumda.

Çekirge`nin emme, yutma ve göz kırpma refleksleri de bu gebelik haftalarında ortaya çıktı. Bu haftadan itibaren kemiklerinde kalsiyum depolanma işlemi hızlandı.

Bu hafta sonunda Çekirge’nin boyu 18 cm. ve ağırlığı tam 150 gram !

Onsekizinci hafta, Çekirge Hanımın tansiyonu iyice düşmüş durumda.

Ani hareketler yaptığında başı dönüyor.

Çekirge bu haftalarda el ve ayak parmaklarını sık sık açıp kapıyor. Bağırsaklarında mekonyum adı verilen ilk dışkı da bu haftadan itibaren oluşmaya başladı.

Bu hafta sonunda Çekirge`nin boyu 20 cm. ve ağırlığı tam 210 gram !

Ondokuzuncu haftada Çekirge Hanımın alın, yanak, burun ve çenede yama tarzında kızarıklıklar belirginleşmiş durumda. Memelerinin ve kıçının da büyümesi nedeniyle,  bu bölgelerindeki cildinde çatlaklar da oluşmuş  ve bu çatlaklar epey kaşınmaktadır.

Çekirge’nin cildi “lanugo” adı verilen ipeksi tüylerle kaplı. Bu haftadan itibaren “vernix caseosa” adlı madde de üretilmeye başlandı. Bu madde beyaz renkli, krem kıvamında ve Çekirge`nin cildini kaplayarak koruyan bir maddedir. Verniksin amacı Çekirge`nin cildini sürekli olarak maruz kaldığı sıvı ortamdan korumaktır. Aksi taktirde, Çekirge, 9 ay boyunca bir su dolu bir küvette kalmışcasına, cildi salamura asma yaprağına dönerdi.

Bu hafta sonunda Çekirge’nin boyu 22 cm. ve ağırlığı tam 280 gram ! 

Yirminci haftada, Çekirge Hanım'ın karnı artık  yavaş yavaş çıkmaya başladı. Rahimini şu sıralar tam göbek deliğinin hizasında hissedebiliyor. Bundan sonra da her hafta yaklaşık bir santimetre yukarı çıkmaya devam edecek.

Yirmibirinci haftada, Çekirge Hanım’da “kasık ağrıları” başladı. Onun dışında durumu gayet iyi. Çekirge içeride iyice azmaya başlamış durumda, Çekirge Hanım da artık onun iyice farkında !

Çekirge`nin kalp kası bu haftadan itibaren giderek güçlenmeye ve daha güçlü bir şekilde kan pompalamaya başladı.

Çekirge’nin, Çekirge Hanım’ın rahimi içinde keyfi oldukça yerinde ve "o ufacık yerde" sıkışmış da değil. Aksine, istediği her şeye (gıda maddeleri, oksijen, ısı, korunma duygusu) sahip oldugundan mutlu. Esasen, dünyanın en güvenli yeri de muhtemelen burasıdır. 


Ancak Çekirge’nin de bazı görevleri var : Kendini "öteki dünyaya" yani bizim dünyamıza hazırlamak durumundadır. Doğduğunda vücudundaki tüm kasları (kol ve bacak kasları, solunum kasları) mükemmel bir şekilde çalışır durumda olmalıdır. Kaslar çalışmadıklarında kitlesel olarak azalma yani "erime" eğilimindedir. Bu nedenle Çekirge içeride düzenli olarak egzersiz yapar. İşte bu egzersizler dışarıdan "oynama" şeklinde hissedilmektedir. Çekirge`nin oldukça enerji gerektiren bu egzersizleri, Çekirge Hanım  çikolata gibi kalorili gıdalar aldığında genellikle hızlanmaktadır.

Bu haftanın sonunda Çekirge’nin boyu 28 cm. ve ağırlığı yaklaşık 400 gram !

Yirmiikinci haftada, Çekirge Hanım rahimini göbeğinin iki parmak üstünde hissetmekte.

Maşaallah Çekirge de yaklaşık 500 gram oldu ve sanki gerçek bir insanın ufak bir modeli.

Artık göz kapakları da var ancak bunları çok daha ileri haftalarda kullanacak. Kaş tüyleri ortaya çıkmış olsa da henüz oldukça ince.

Bu haftanın sonunda Çekirge’nin boyu 29 cm. ve ağırlığı yaklaşık 470 gram !

Yirmiüçüncü haftada, Çekirge azıp azıp içeriden  tekme, yumruk, kafa, omuz “allah ne verdiyse” içeriden Çekirge Hanım’a geçirmekte.

Çekirge’nin vücudunda oransal ilişkiler giderek normale dönüyor, ancak başı hala vücuduna göre nispeten biraz daha büyük.

Orta kulak kemikleri de gelecek haftanın sonunda gelişimini tamamlayacak ve sesleri Çekirge’nin işitme merkezine iletmeye başlıyacak.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu 31 cm. ve ağırlığı yaklaşık 550 gram !

Yirmidördüncü haftada Çekirge Hanımın kilo almaya devam etmesi dışında, halinde mühim bir değişiklik yok.

Çekirge’nin kemik ve kas dokusu hızla gelişmeye devam ediyor. Bu da hareketlerinin giderek güçleneceği anlamına gelir. 

Ama esas muhim olanı, bu haftadan itibaren Çekirge`nin algılarının önemli bir kısmının gelişmiş olması ve uyaranlara refleks değil, bilinçli cevap vermeye başlamasıdır.

Yani Çekirge, artık öğrenmeye, bilgileri hafızasında depolamaya ve "düşünerek mantıklı tepkiler vermeye" başlamıştır. 

Bu haftanın sonunda Çekirge’nin boyu yaklaşık 32 cm. ve ağırlığı yaklaşık 640 gram !


Yirmibeşinci haftada, Çekirge Hanımın rahimi yaklaşık olarak bir futbol topu büyüklüğünde.

Büyümesi hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu nedenle Çekirge Hanım, sık sık belinde ve bacaklarında ağrılar hissetmeye başladı.
Bu haftanın sonunda Çekirge’nin boyu yaklaşık 33 cm. ve ağırlığı yaklaşık 800 gram.

Yirmialtıncı haftadan itibaren Çekirge Hanım rahiminde zaman zaman ortaya çıkan ani kasılma ve gevşemeler hissediyor. Bunlar  ağrısız, adet krampları gibi ve düzensiz aralıklarla gelen kasılmalardır. Çekirge Hanım’ın rahimi gerçek doğum sancıları için antrenman yapmaktadır. 

Bu hafta Çekirge`nin akciğerlerinde bir yandan damar yapıları öte yandan hava kesecikleri hızlı bir şekilde oluşmaya başladı. Bu hava keseciklerinin içini döşeyen surfaktan adlı madde de üretilmeye başlandı. Surfaktan üretimi akciğerdeki hava keseciklerinin sönmeden şişmiş vaziyette durabilmeleri için çok önemlidir.

Bu hafta bir de, Çekirge’nin diğer tüm bireylerden ayırtedilmesini sağlayan el ve ayak izleri oluşmaya başlayacak.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 34 cm. ve ağırlığı yaklaşık 820 gram !

Yirmiyedinci haftada, Çekirge Hanım’ın ayakları şişiyor ve derin nefes alma esnasında zorluk çekmeye başlıyor.

Bu hafta içinde de Çekirge’nin beyin dokusu hızlı gelişimini sürdürüyor ve akciğerler de gelişimlerine devam ediyorlar. Bu haftadan itibaren gözlerini açıp kapama hareketleri yapmaya başlayacak.

Çekirge bu haftanın sonunda yaklaşık 950 gram olacak ve boyu yaklaşık 35 cm !

Yirmisekizinci haftadan itibaren Çekirge Hanım daha sıkıntılı bir döneme giriyor. Bacak krampları, basur, varisler, bel ağrıları, ayağında şişmeler, mide yanması, hazımsızlık daha sık kendini hissettirecek.

Çekirge ise gaz vermiş durumda, inanılmaz bir hızla büyümeye devam ediyor. Kaşları ve kirpikleri çoktan oluştu, saçı uzamaya devam ediyor. Gözleri tümüyle işler durumda.

Yağ depolarını oluşturmaya başladı ve ağırlığının %2-3'ü yağ dokusu depolarından oluşuyor. Rengi nedeniyle kahverengi yağ dokusu adı verilen bu depo doğduktan sonra vücut ısısını ayarlamada önemli görevler üstlenmiştir.
Akciğerleri solunum yapabilme özelliklerini kazandılar.
Bu arada, Çekirge artık sesleri tanımaya başladı.

Bu haftanın sonunda Çekirge’nin boyu yaklaşık 36 cm. ve ağırlığı 1050 gram !

Yirmidokuzuncu haftada, Çekirge Hanım’ın ellerinde şişkinlik var. Yüzükleri artık tombullaşmış parmaklarına dar gelmeye başladı.

Çekirge artık ufaktan ufaktan doğuma hazırlanmakta.
Bu haftaya kadar tümüyle Çekirge Hanım’dan gelen yardımla yürüyen "beden savunması"na, kendi gelişen savunma sisteminin yardımı da eklenmeye başlandı.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 38 cm. ve ağırlığı yaklaşık 1300  gram !

Otuzuncu haftada, Çekirge Hanım`da mide kaynamaları arttı.
Çekirge`nin cildinde erken dönemlerde ortaya çıkan ve lanugo adı verilen ipeksi tüyler yavaş yavaş kayboluyor.

Çekirge göz kapaklarını düzenli olarak açıp kapatıyor.
Kemik iliği artık kan yapma işini yavaş yavaş karaciğerden devralmaya başladı.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 39 cm. ve ağırlığı 1400 gram !

Otuzbirinci haftada, Çekirge Hanım, içinde artık iyice azmış kıvırtmakta olan Çekirge`nin her cins oryantal`ini iyicene hissetmekte.

Çekirge, önceki haftalarda oldukça hızlı büyüdü ve bu haftadan itibaren büyüme hızı nispeten azalacak. Beyin dokusu işlevsel gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Akciğerde surfaktan yapımı bu haftasından itibaren daha da hızlanacak.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 40 cm. ve ağırlığı 1650 gram !

Otuzikinci haftada, Çekirge Hanım artık giderek iyicene ağırlaşmakta. 

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 41 cm. ve ağırlığı 1780 gram`a ulaştı !

Otuzucuncu haftada, Çekirge Hanım`ın ara sıra el parmaklarında uyuşmalar meydana geliyor. 

Çekirge`nin beyin dokusunun hızlı bir şekilde büyümesi nedeniyle bu hafta içinde baş ölçüleri de nispeten hızlı bir şekilde büyüyor.

Cilt altında yağ dokusu depolanmaya devam ettikçe Çekirge`nin rengi, kırmızıdan pembeye dönmeye başladı.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 42 cm. ve ağırlığı 2000 gram !

Otuzdördüncü haftada, Çekirge Hanım’daki düzensiz kasılmalar, büyük bir rahatsızlık vermeden, biraz sıklaştı.


Kaslarının “doğum antremanları” devam etmekte.
Çekirge bu haftadan itibaren günde 20-30 gram arası alacak !
Bu haftanın sonunda  Çekirge`nin boyu yaklaşık 43 cm. ve ağırlığı 2200  gram !

Otuzbeşinci haftadan itibaren Çekirge doğmaya hazır sayılır. Ama “ha gayret Çekirge Hanım” az kaldı, sık dişini !

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 44 cm. ve ağırlığı 2490 gram !

Otuzaltıncı haftaya gelmiş bulunuyoruz. Kaldı “topu topu” dört haftacık.

Çekirge Hanım’ın karnı aşağıya doğru inmekte. Bu nedenle de, mide yanması, nefes darlığı, kaburga ağrısı gibi şikayetlerden büyük oranda kurtulmakta.

Çekirge`nin yağ dokusu giderek artıyor ve buna bağlı olarak kolları ve parmakları boğum boğum ortaya çıkmaya başladı.


(Canım canım, ne tatlı şey !)

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 46 cm. ve ağırlığı 2700 gram !

Otuzyedinci haftada, Çekirge Hanım artık iyicene bir “ağırlaşmış” durumda.

Çekirge  yavaş yavaş "aşağıya inmeye başladı". Hareketleri de ağırlaştı. Çünkü artık her geçen gün yaklaşık 25-30 gram ağırlaşıyor ve yeri de giderek daraldığından hareketleri daha farklı.

Bu haftalarda Çekirge`nin en sık yaptığı hareketler hıçkırma, gerilme, irkilme ve parmak emme şeklinde.

Yine bu haftalarda dış ortama hazırlık amacıyla solunum hareketlerini de sık yapıyor. Akciğerlerinin içi havayla dolu olmasa da, gün boyunca yüzlerce kez yinelediği bu hareketlerin amacı solunum kaslarının güçlendirilmesidir.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 47 cm. ve ağırlığı 2850  gram !

Otuzsekizinci haftada, Çekirge Hanım artık sınıra girmiş durumda ve her an tetikte doğum sancılarını beklemekte.

Çekirge,  günde yaklaşık 25-30 gram almaya devam ediyor.

Bağırsaklarında mekonyum adı verilen ilk dışkı da giderek birikmeye başladı. Bu dışkıyı doğumdan sonraki ilk 24 saatte def edecek.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 48 cm. ve ağırlığı 2950 gram !

Geldik otuzdokuzuncu haftaya ! Çekirge Hanım artık her an doğurabilir.

Bu haftanın sonunda Çekirge`nin boyu yaklaşık 49 cm. ve ağırlığı 3200 gram.

VEEEEE İŞSTEEE SİHİRLİ RAKAM : 40

Kırkıncı haftanın sonunda benim güzeller güzeli bebek Çekirgem, bu dünyaya teşrif edecek !


Az sonra doğacaksın diye sen şimdi heyecanlı mısın bilmiyorum Çekirgem ama, bil ki benim kalbim heyecandan gümbür gümbür atmakta.

Onun için lütfen bana az biraz müsaade et de, bir bardak çay`la bir sigara tüttüreyim, sonra da elimi yüzümü bir güzel sabunla yıkayayım da hem kendime bir geleyim, hem de malum, doğacağın mekana gireceğim, elimde yüzümde mikrop ney olmasın… !!!
                                                                                                       (Devamı gelecek yazıda ...)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder